Stockholm'den Motala'ya 4 Teker Üstünde


Stockholm'de yağmurlu bir gecede uykuya dalarak bitirmiştik 2 günlük ön hazırlığı. 

3. Gün Motala'ya hareket için Björn'ün arabası ile buluşmayla başlayacaktı .

Björn'ü tanıyorsunuz . 
İnsanın İsveçli dostu olması lazım . Bir gece önce eşi Maria ile sinemaya gidip arabayı merkeze bıraktılar . Bize düşen arabayı  bulup bisikletleri asıp yola çıkmaktı. 

Kaldığımız yerden erken saatte ayrılıp İsveç sabah trafiğinde şehir merkezine doğru pedal bastık .
Evet İsveç'te bisikletlerin de trafiği var.
Bildiğiniz sıkışıklıktan söz ediyorum .
Trafik ışıklarında kavşaklarda ardı ardına Otomobil gibi sıralanıyor bisikletler ve tabii biz de.

Yüzlerce binlerce bisiklet Stockholm merkezine ofislere, dükkanlara, okullara akıyor .  Bunca insanın arabada hatta toplu taşımada seyahat ettiğini hayal etseniz  yolların İstanbul'dan farklı olmayacağını tahmin edersiniz 
Aslında Björn de arabayı bize verirken bunu söylemişti.
İlk planda Björn de bizle gelecekti.Seyahatten kısa süre önce yaptığı bir kırmızı ışık ihlali nedeniyle ehliyetine el konmuştu. İsveç'te araç kullanmak çok sıkı  kurallara tabi. 

O yüzden arabayı bizim Motala'ya  getirip Stockholm'e geri götürmemiz gerekiyordu. 

Björn için belki de  aracı bize teslim etmek kısa süre de olsa kurtuluş  gibi gelmişti .

Araba İsveç'te uzun mesafe dışında pek de matah bir şey değil.

Sabah trafiği ilerlerken gözümüze çarpan küçük bir kafede kahve kruvasan molası verdikten sonra meşhur arabanın yanına geldik.
Arabayı bulnak ne denli kolaysa da daha önce hiç kullanmadığımız model bir bisiklet askı aparatını arabaya asmak o denli zor oldu. 
Björnle konferans call yaparak bir noktaya gelsek de askılığı monte etmeyi beceremedik. 
Tam o anda arabasıyla yanımıza yaklaşan bir hanımefendinin çıkıyor musunuz sorusu adeta kurtarıcı bir meleğin cennete daveti gibi oldu .
Çağatay kadına yardım edip bunu takabilirseniz çıkacağız dedi .
Kadın arabayı bir kenara koyup yanımıza geldi ve bisikletleri tabakları masaya yerleştirir gibi astı. 
Kadınla başarı selfimizi çekerek Motala yoluna Çağatay kokpitte bu defa 4 teker üstünde düştük.
İsveçte araba kullanmanın ufak endişesi kısa sürede gitti . Herkesin kurallara uyduğu bir ülkede yolda endişe duymak için çok da sebep yoktu .

İlk durağımız Vatternrundan sonrası bizi Barbekü partisine davet eden Björn'ün Motala'ya yakın yaşayan arkadaşı için içki almak üzere alışveriş merkeziydi. 
Alışveriş merkezini bulduk ama içkileri bulamadık. 
Çünkü koskoca market A101 tadındaydı. Evet içkiyi görünür kılmak istemiyorlar.  Şimdi bazılarının bak Avrupa da içkiye karşı diyerek gevrek güldüğünü tahmin edebiliyoruz ama İsveç'te olan başka şeyleri söylersek de mahcup olacaklar o yüzden politik bahsi kapatıyoruz. 
Özünde yiyecekle içkiyi yanyana satmamak kötü bir şey değil .
İçki satan ve sadece içki satan dükkan ise hemen markete komşuydu.  Buradan Avrupa'da bizi en çok özendiğimiz musluklu kutu şaraplardan ve tur sonrası kutlama için bir köpüklü şarap aldık . İlginç bir detay ise biraları tek tek satmaları 6lı 12 li paketlere izin vermemeleriydi. Bu da içki tüketimini azaltma projesinin bir parçası olmalıydı. 
Alışverişi tamamlayıp Motala için yola geri döndük.
Björn ile daha önce konuştuğumuzda bize Arabasının bizimkilerden çok daha eski olduğunu söylemişti ama bu kadarını da beklemiyorduk .
Araba 250 bin kilometreyi aşmıştı ve 10 lu yaşlarının ortasına gelmişti.
Evet Björn Nokia'da çalışan bir mühendis de değil ve gerçeği söylemek gerekirse 45 yaşına gelmesine rağmen ciddi bir işte de hiç çalışmadı ama yine de İsveç demokratik sisteminin ona sağladığı temel faydalarla oldukça keyifli bir hayatı var .
Ancak buna dahil olanlar arasında göl kıyılarındaki evlerin önünde gördüğümüz aralarında Ferrari ve Carrera S lerin de olduğu 2 yada 3 lüks araba bulunmuyor .
İsveç sosyal Demokrasisi asgariye sınır getirmiş azamiye değil.
Bu yaşlı Ford Focus'un Avrupa'da makbul olmayan dizel motor olabileceği endişesi ile araca yakıt koyma konusundaki tereddümüz de haklı çıktı.  Araç gerçekten de mazotla çalışan dizel motorluydu.  Yapma Björn dizel motor da biraz fazla değil mi . 
Neyse bunun için üzülecek değiliz . Çünkü 5 gece kalıp 4 gece uyuyacağımız Motala'ya vardık bile . İlk durak ilk geceyi geçireceğimiz Favorita


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Gün : Björn Lundquist ile Stockholmde Yürüyüş Turu

Vatternrundan'da 315 Kilometre 12-13 Haziran 2026

İLK SÖZ